21 Ekim 2011 Cuma
Çağdaş Yönetim: KİM KAZANACAK??
Çağdaş Yönetim: KİM KAZANACAK??: HEDEF 'TÜRK SONBAHARI' Türkiye'nin farklı şehirlerinde birbirinin aynısı kareler yaşanıyor. Bir yanda şehit cenazeleri diğer yanda terör ...
20 Ekim 2011 Perşembe
15 Ekim 2011 Cumartesi
Bol Ödüllü Kısa Film: Kırmızı Sandalye
ERÜ İletişim Fakültesi RST Bölümü öğrencilerimizden, yönetmenliğini Selim TUNCA’nın yaptığı “KIRMIZI SANDALYE” isimli anlatı filmi iki yarışmadan birer ödül aldı. Film (GSSD) “Genç Sanatçılar ve Sanatseverler Derneği”nin düzenlediği “1. Ulusal Kısa Film Yarışması” Kurmaca Dalında “1. FİLM ÖDÜLÜ”nü (15 Temmuz 2011); “TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi” tarafından, okul öncesi çocuklara ve ilköğretim okullarındaki çocuklara yönelik olarak yürütülen, çocuklarda mimarlık ve kent kültürüne dair farkındalık yaratılmasını hedefleyen “Kısa Film” Yarışması’nda da “İKİNCİLİK ÖDÜLÜ”nü (30 Eylül 2011) aldı.
Film, beş altı yaşlarındaki bir erkek çocuğun, kız arkadaşının oturduğu evin kapı ziline ulaşabilmek için küçük sandalyesini sürükleyerek taşımasını anlatmaktadır. Selim TUNCA’nın yanı sıra, filmde emeği geçen ekip arkadaşları Ali Mert KOÇBULUT, Fatma Birsen AKÇAY, Eda KESKİN, Muhammed GEDİK ve Tuba KOCAMAN’ı ve tüm Erciyes Film Atölyesi çalışanlarını ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Elemanlarını ve tüm çalışanlarını tebrik ediyor, bu ve diğer filmleri ile başarılarının devamını diliyorum.
Film, beş altı yaşlarındaki bir erkek çocuğun, kız arkadaşının oturduğu evin kapı ziline ulaşabilmek için küçük sandalyesini sürükleyerek taşımasını anlatmaktadır. Selim TUNCA’nın yanı sıra, filmde emeği geçen ekip arkadaşları Ali Mert KOÇBULUT, Fatma Birsen AKÇAY, Eda KESKİN, Muhammed GEDİK ve Tuba KOCAMAN’ı ve tüm Erciyes Film Atölyesi çalışanlarını ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Elemanlarını ve tüm çalışanlarını tebrik ediyor, bu ve diğer filmleri ile başarılarının devamını diliyorum.
12 Ekim 2011 Çarşamba
ABD Başkanı Barack Hussein Obama, Baybars Altuntaş’la Beyaz Saray’da Birebir Görüşme Gerçekleştirdi.
8 Ekim 2011 Cumartesi
Kayseri' de sanatı ne yapacağız?
Geçtiğimiz hafta Kadir Has Kongre Merkezinde İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu' nun icra ettiği "Acemaşiran Mevlevi Ayini" vardı. Ayin tek kelimeyle muhteşemdi. Sazendeler bazen tempoyu arttırıyor, bazen volümü arttırıyor, insanı oturduğu yerden coşturuyorken bazen tempo düşüyor, ses azalıyor, insan bir "neydim ne oldum" haline giriyordu. Harika bir icraydı, muhteşem bir performanstı.. İstanbul' da kişi başı 25 TL vererek seyretmek için kuyrukların oluştuğu bir kitleye nazaran Erciyes Üniversitesi' nin Sempozyumu dahilinde biletsiz olarak icra edilen bu kıymetli gösteriye Kayseri halkımızın ilgisi alakası, yine yoktu yine yoktu yine yoktu..
Bölüm bölüm dolmakla birlikte genel itibariyle salon boştu.. Kayseri' de sanatı nasıl sevdireceğiz acaba...
Bölüm bölüm dolmakla birlikte genel itibariyle salon boştu.. Kayseri' de sanatı nasıl sevdireceğiz acaba...
19 Eylül 2011 Pazartesi
Sınavsız İkinci Üniversite
Tüm Üniversite Öğrencilerine ve Mezunlarına İkinci Üniversite İmkanı
Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi Önlisans Programlarından "Fotoğrafçılık ve Kameramanlık" adlı bölümün kayıtlarının duyurusunu yapmış bulunmaktadır. Bu bölüme sınavsız olarak mezun veya halen bir programda okuyup ikinci üniversitesini de okumak isteyen kişiler başvurabiliyor. Fotoğrafçılığın haricinde işletme, halkla ilişkiler, felsefe, medya ve iletişim gibi, otuzun üzerinde önlisans ve lisans programı mevcut..
Kayıt Tarihi: 17 Ekim 2011 - 25 Ekim 2011
Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi Önlisans Programlarından "Fotoğrafçılık ve Kameramanlık" adlı bölümün kayıtlarının duyurusunu yapmış bulunmaktadır. Bu bölüme sınavsız olarak mezun veya halen bir programda okuyup ikinci üniversitesini de okumak isteyen kişiler başvurabiliyor. Fotoğrafçılığın haricinde işletme, halkla ilişkiler, felsefe, medya ve iletişim gibi, otuzun üzerinde önlisans ve lisans programı mevcut..
Kayıt Tarihi: 17 Ekim 2011 - 25 Ekim 2011
18 Eylül 2011 Pazar
9 Eylül 2011 Cuma
İngilizce Eğitim Politikaları
Eser Karakaş' ın 4 Eylül 2011 tarihli Star Gazetesi' ndeki yazısıdır.
21 yüzyılda, bireylerin eğitiminde, dünya ile ilişkilerinde, iş yaşamlarında, kültürel faaliyetlerinde ingilizce çok önemli olacak. |
7 Eylül 2011 Çarşamba
Ney Üflemek İçin Nota Bilmek Gerekir mi?
Ney üflemede ecdadımızın eğitim şekli meşk usûlüdür. Yani üstadın dizinin dibine oturursunuz, dizlere usûl vura vura birebir üfler, çalışır, meşk edersiniz. Nota değil, usûl temeldir. Ama günümüzde elbetteki böyle birebir eğitim lüks :)
Sadece ney için değil, başka hangi enstürman olursa olsun nota olmazsa olmazlarımızdandır eğitim esnasında..
Nota malûmunuz her ne kadar Endülüs Medeniyeti' nden batıya geçmiş olsa da tamamiyle batı müziği hakimiyetinde olan eğitim metodudur. Batı müziğinde herşey notaya yazılır, birebir nota takip edilerek eserler icra edilir.
Türk müziğinde ise batı müziğinin kullandığı notalar kifayetsiz kalır, makamlarımızı icra ederken özellikle bu yetersizliği birebir görürsünüz. Uşşak Makâmının nota üzerinde donanımı yazılırken Sİ (portenin ortasındaki çizgi) notası, arıza olarak bir komalık bemol ile gösterilir. Oysa her uşşak makâmı icra eden kişi, Sİ notasını bir komadan daha pes (sesi kalınlaştırarak) icra eder. Uşşak makâmında, dinleyene o "ne olacak benim bu halim, neydim ne oldum yauuuww" hissiyatını veren, bu pesleştirmedir :)
Sadece ney için değil, başka hangi enstürman olursa olsun nota olmazsa olmazlarımızdandır eğitim esnasında..
Nota malûmunuz her ne kadar Endülüs Medeniyeti' nden batıya geçmiş olsa da tamamiyle batı müziği hakimiyetinde olan eğitim metodudur. Batı müziğinde herşey notaya yazılır, birebir nota takip edilerek eserler icra edilir.
Türk müziğinde ise batı müziğinin kullandığı notalar kifayetsiz kalır, makamlarımızı icra ederken özellikle bu yetersizliği birebir görürsünüz. Uşşak Makâmının nota üzerinde donanımı yazılırken Sİ (portenin ortasındaki çizgi) notası, arıza olarak bir komalık bemol ile gösterilir. Oysa her uşşak makâmı icra eden kişi, Sİ notasını bir komadan daha pes (sesi kalınlaştırarak) icra eder. Uşşak makâmında, dinleyene o "ne olacak benim bu halim, neydim ne oldum yauuuww" hissiyatını veren, bu pesleştirmedir :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)